Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası sohbet, sohbet odası


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

Yarasalar

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Memeli Hayvanlar kategorisinde Kucuktravma tarafından oluşturulan Yarasalar başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 88 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Memeli Hayvanlar
Konu Başlığı Yarasalar
Konbuyu başlatan Kucuktravma
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Kucuktravma
Katılım
30 Ağu 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
43
Puanları
28

İtibar:

yarasaa.jpg
Yarasalar, ön ayakları kanat olarak uyum sağlamış ve doğal olarak gerçekten uçabilen takımında sınıflandırılan memelilerdir. Yarasalar, üzerleri zar ve patagium ile kaplı çok uzun ve yayılmış parmaklarıyla kuşlardan daha kolay manevra yapabilerek uçabilirler. En küçük yaşayan memeli olduğu da iddia edilen yabanarısı yarasası 29 ila 34 mm. boyunda, 15 cm. kanat açıklığına sahip ve 2 ila 2,6 gram ağırlığındadır. En büyük yarasalar da "uçan tilki" adı verilen Pteropus cinsi yarasalardır ve Acerodon jubatus türü 1,6 kg ağırlığındadır ve kanat açıklığı 1,7 m.'yi bulur.

Kemiricilerden sonra memelilerin ikinci en büyük takımı olan yarasalar 1.200'den fazla türü ile dünya üzerinde tüm sınıflandırılmış memelilerin yaklaşık %20'sini oluşturur. Yarasalar geleneksel olarak iki alt takıma ayrılırdı: Meyve yiyen büyük yarasalar ve ekolokasyon kullanan küçük yarasalar. Ancak son zamanlarda bulunan kanıtlar doğrultusunda takım Yinpterochiroptera ve Yangochiroptera olarak ikiye ayrılmıştır ve küçük yarasaların bâzı türleri büyük yarasalar ile ilk takımda sınıflandırılmıştır. Yarasaların çoğu böcekçildir ve kalanların çoğu da meyvecildir. Birkaç tür böceklerden başka hayvanlarla beslenir; örneğin vampir yarasalar kan emerek beslenirler. Yarasaların çoğu gececildir ve çoğu mağaralarda ya da başka korunaklarda tünerler. Bu davranışın nedeninin avcılardan kaçmak olup olmadığı bilinmemektedir. Aşırı soğuk bölgeler dışında yarasalar tüm dünyaya yayılmışlardır. Çiçeklerin polenlerini taşıma ve tohumları yayma gibi görevlerle ekosistemleri içinde önemli yere sahiptirler ve çoğu tropikal bitki bu hizmetler için tamamen yarasalara bağımlıdır.

Yarasalar, tehdit oluşturmanın yanı sıra insanlara yararlı da olmaktadır. Yarasa dışkısı mağaralardan guano olarak toplanır ve gübre olarak kullanılır. Haşere böcekleri yiyen yarasalar pestisit gereksinimini azaltır. Bazen turistlerin görmek isteyeceği kadar çok sayıda olabilirler ve Asya ile Pasifik Kıyılarında besin olarak tüketilirler. Kuduz gibi birçok patojenin doğal konaklarıdır ve çok hareket ettikleri, sosyal hayvanlar oldukları ve uzun yaşadıkları için çok kolay hastalık yayabilirler. Birçok kültürde yarasalar genellikle karanlık, kötü niyet, cadılık ve büyücülük, vampirler ve ölümle bağdaştırılırlar.

5f19301d5cf3b011c4cbe2f0.jpg
  • Chiroptera takımına ait olan yarasalar Antarktika hariç tüm kıtalarda bulunur.
  • Aslında yarasalar büyük olasılıkla Antarktika semalarında da uçmuş olabilir.
  • 2005 yılında Molecular Biology and Evolution dergisinde yayımlanan çalışmaya göre Yenidünya yarasalarının ataları muhtemelen yaklaşık 42 milyon yıl önce Amerika’dan Avustralya’ya, o zamanlar daha ılıman olan şimdilerde ise donmuş kıta yoluyla yayıldı.
  • Uzak mesafe uçan bu yarasaların bazıları Yeni Zelanda’da kaldı. Üç farklı türe ayrılan bu yarasalar ada ülkenin tek yerli kara memelileri oldu.
  • Yeni Zelanda’da yarasalara yerliler “pekapeka” diyor. Bu isim kulağa hoş gelse de aslında Yeni Zelanda yerli kültüründe bu hayvanlar ölüm ve felaket ile ilişkilendiriliyor. Çin’de ise Yeni Zelanda yerlilerinin kültürlerinde olduğunun aksine yarasalar iyi şans sembolü.
  • Yarasalar kuduz gibi bazı hastalıkların taşıyıcısı olmaları açısından tehlikelidir. Araştırmacılar yaptıkları araştırmalar sonucunda yarasaların Ebola virüsüyle akraba olan Marburg virüsünün ve SARS’a neden olan coronovirüsün taşıyıcısı olduğundan da şüpheleniyor.
  • Aslında yarasalarla ilgili bu tehdit abartılı olabilir. Haziran ayında Trends in Parasitology dergisinde yayımlanan bir makaleye göre yarasalar kemirgenlerden çok daha az bulaşıcı hastalık taşıyor.
  • Yarasalar kesinlikle kemirgen değil. 20. yüzyılın sonlarındaki genetik temelli ilk araştırmalara dayanılarak yarasalar Archonta üst takımında, primatlar ve abalı memelilerle birlikte gruplandırılmış.
  • Yakın zamanda yapılan genetik analizlere göre ise, henüz evrensel olarak kabul edilmemiş olsa da, plasentalı memelilerle (birbirinden çok farklı türler olan balinalar, köpekler gibi) Laurasiatheria üst takımında sınıflandırılmışlar.
  • Yarasaların fosil kalıntılarına ulaşmak hayli zor. Çünkü bugünkü türlerin olduğu gibi, iskeletleri küçük ve narin olan en eski yarasaların ölümlerinden sonra korunabilmesi için toprağın tortu katmanına gömülmüş olmaları gerekiyordu.
  • Bulunabilen en eski yarasa fosilinin 52,5 milyon yıl öncesinde yaşamış ve uçma yeteneği olan Onchonycteris finneyi türünde bir yarasaya ait olduğu düşünülüyor. Özlem Ak Yarasalar Gündüzleri uyuyan, geceleri uyanık ve etkin olan yarasalar canlı memeli türlerinin beşte birini oluşturuyor. Çoğu böcek yemeyi sevse de sıcak yerlerde yaşayan yarasalar meyve yiyip çiçeklerin balözlerini içiyor.
  • Sert kanatlı kuşların ve böceklerin aksine yarasaların kanatlarında çok sayıda eklem vardır ve her kanat çırptıklarında kanatlar ileri geri ve aşağı yukarı hareket eder. Yarasalar bu özelliğe sahip tek memeli türüdür.
  • Yarasaların ve kuşların ortak bir özelliği var: Haziran ayında yayımlanan bir araştırmaya göre derilerinin en dış tabakasında bükülebilirliği artıran bir bileşik var. Böylece kanatlar daha esnek olabiliyor. Bu özellik başka memelilerde yok. ! Yarasaların başka bir özelliği olduğu düşünülen ekolasyon (biyolojik sonar) yani ses dalgası göndererek yankı oluşturmak ve bu sayede çevreyi üç boyutlu olarak algılayabilme yeteneği tüm yarasalarda bulunmuyor.
  • Örneğin meyve yarasaları genellikle besin bulmak için gözlerini kullanır. Meyve yarasalarının ekolasyon özelliği olmadığı varsayılıyordu, çoğunda da gerçekten yoktu. Ancak 2014’te yapılan bir araştırmada üç meyve yarasası türünün ekolasyonun daha ilkel bir şeklini kullandığı tespit edildi: Karanlıkta yönlerini kanatlarıyla çıkardıkları “tık” sesinin yansımasıyla buluyorlar.
 
Üst Alt