Sohbet muhabbet sohbet
Sohbet Okey Oyna


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

Türk Mitolojisindeki Efsanevi Yaratıklar

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Mitoloji kategorisinde Kucuktravma tarafından oluşturulan Türk Mitolojisindeki Efsanevi Yaratıklar başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 183 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 1 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Mitoloji
Konu Başlığı Türk Mitolojisindeki Efsanevi Yaratıklar
Konbuyu başlatan Kucuktravma
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Kucuktravma
Katılım
30 Ağu 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
44
Puanları
28

İtibar:

Türk mitolojisi, tarihi Türk halklarının inanmış oldukları mitolojik bütüne verilen isimdir. Eski efsaneler, Türk halklarının eski ortak inancı Tengricilikten ögeler taşımaktan ziyade sosyal ve kültürel temalarla doludur. Peki bu mitlerin içerisinde yer alan o mükemmel yaratıklar neler?

  • Alkarısı
Yakut Türkleri, korunmak için bu kötücül ruhlara kurbanlar sunarlar. Alkarısı, Albastı veya Albız da denilen ve yeraltında yaşayan bu yaratıkları yalnızca şamanlar görebilir. İnsanları yalnızken, çaresiz ve sıkıntılı oldukları zamanda yakalar, delirtir, yoldan çıkarır ve ruhunu kaçırırlar. Dişleri demirdendir. Tek gözlü, tek ayaklı veya ayaksız ve kel olarak anlatılırlar.​

  • Azmıç
“Yol Cini” olarak da tanımlanan bu yaratık; tek başına gezintiye çıkanlara ailelerinden birisiymiş gibi görünerek, peşinden koşturur ve nihayetinde yüksek dağ ve uçurumlardan düşerek ölmelerini sağlar.​
  • Tulpar
Başkurt inançlarına göre Tulpar'ın kanatlarını kimse göremez. Tulpar kanatlarını sadece karanlıkta, büyük engelleri veya mesafeleri aşarken açar. Eğer biri Tulpar'ın kanatları görürse, Tulpar'ın kaybolacağına inanılır.​

  • Çarşamba Karısı
Çarşamba Karısı terimi Türkçe'de "saçı başı karışık, üstü başı özenilmemiş kadın" anlamında kullanılmaktadır. Zaman zaman Alkarısı anlamına da gelir. Çarşamba gecesi bir evde iş yapılırsa kızan ve o eve kötülük yapan kötü, çirkin bir kadın olarak betimlenen Çarşamba Karısı gelip genelde evde bulunan çocuğu herkesin gözü önünde alır ve götürür. Yine Anadolu inanışlarında haftanın belirli bir günü, yarım kalan işlerin olduğu evlere gelerek işleri daha da karıştıran, insanlara kötülük yapan dişi bir varlık olarak tanımlanmaktadır.​
  • Çay Ninesi
Dere ve nehir kıyılarında yaşayan bu yaşlı kadına selam vermezseniz, başınıza gelecekleri göze almışsınız demektir. Bu tür küçük su kaynaklarının sahibesi odur ve burada çok vakit geçirir ya da kendisine saygı göstermezseniz sonunuz boğularak ölüm olacaktır.​

  • Tepegöz
Kaf dağında yaşar. Tepegöz'ün annesi alageyik kılığına girmiş bir peridir. Bu perinin bir çobanla çiftleşmesinden dünyaya gelmiştir. Tepegöz dişi de olabilir, erkek de. Parmağında büyülü bir yüzük vardır. Sadece gözünden vurularak öldürülebilir ve vücudunun diğer kısımlarına kurşun işlemez. İnsan eti yer ve insan kemiklerinden örülmüş bir kalede yaşamaktadır. Elinde genelde dikenli bir balyoz veya bunun gibi araçlar bulunur. Kafasının üzerinde büyük bir gözü olduğundan ismi Tepegözdür. Tepegözlerin bazıları karnı şişen dağlardan doğabilmektedir. Kirgis adındaki Tepegöz en tehlikelisidir.​

  • Arçura
“Gülmekten ölmek” kavramının ete kemiğe bürünmüş bir hali olan bu yaratık; uzun saçlı, dört gözlü, üç kol ve üç bacaklıdır. Ormanda yaşayan bu yaratık, yüksek sesler çıkarıp kılık değiştirebiliyor. Kendisinin tuzağına düşen insanları gıdıklıyor ve aşırı gülmeye bağlı olarak ölmelerini sağlıyor.​
  • Bükrek
Çok güçlü bir ejderhadır, fakat zararsızdır. Sangal ile tam 9 sene boyunca savaşmış ve onu yenmiştir. İnsanlara yardım etme arzusu içindedir. İnanışa göre her bin yıllık dönemde bir kez dünyaya çıkarak insanlığın sorunları çözer ve geri döner.​

  • Demirkıynak
Demirtırnak da denilen, kılıktan kılığa girip, korkutucu sesler çıkartan bu kötü yaratık, halkın delirmesine neden olurmuş. Demirkıynak ormanlarda yaşar ve bu varlığın tek korktuğu şey sudur. Bu sebeple bulunabilen ilk su kaynağı Demirkıynak'a atılarak kurtululabilir. Efsanenin çeşitli versiyonlarında Tepegöz'ün kızı ya da kızkardeşi olduğu söylenmektedir. Hikayenin kahramanı Basat, önce Demirtırnak'ı öldürür, ardından da Tepegözü öldürmektedir.​

  • Abra
Abura ve Apra olarak da bilinen, timsah suratlı devasa büyüklükteki yeraltı yılanı. Gözleri parlak bakır renkli, ayakları kızıl, çenesi de çok güçlü. Tengiz de denen yeraltındaki büyük denizde yaşıyor. Aslında üçlü takılıyor bu ejdere benzeyen yılanlar. Ker Abra, Ker Yutpa ve Ker Doydu olarak bu üçünden hep birlikte bahsediliyor. Bu yüzden hepsinin aynı varlık olması da bir ihtimal.​

  • Emegenler
Yunan Mitolojisi’yle benzerlik taşıyan Çerkes efsanelerinde anlatılan çirkin, çok başlı dev varlıklar. Çerkeslerin üstün güçlere sahip mitolojik kahramanları Nartların baş düşmanı Emegenler, üç ayda bir yüzden fazla çocuk doğururlar. Nart kahramanları, Emegenleri her daim yenmeyi başarsa da, yakalandıklarında Emegenler tarafından yendikleri için onlardan çekinirler.​

  • İtbaraklar
Türklerin sürekli savaşa tutuştukları, “çok tüylü köpek” manasına gelen İtbaraklar, Oğuz Kağan destanlarına göre kuzey-batıya doğru uzanan karanlık ülkelerin içinde yaşarlardı. Destanı okuyanlar bilirler; Oğuz Han, İtbaraklara karşı bir akın yapmış fakat yenik düşüp, dağlardaki bir nehrin ortasında kalan küçük bir adacığa sığınmak zorunda kalmıştı.​

  • Semrük-Bürküt
Yakutlar çift başlı kartala "öksökö kuşu" demişlerdir. Türkçe'de bürküt, kartal demektir. Bakır tırnakları vardır ve sağ kanadı ile güneşi, sol kanadı ile ayı kaplar. Bürküt'e gök kuşu da denir. Çift başlı kartallar, gök direklerinin tepesinde veya kayın ağacının tepesinde olduğu betimlenir. Çift başlı kartallar Tanrı Ülgen'in sembolüdür ve gökten yıldırım indirebilir. Başkurt efsanesinde Semrük ismindeki kuş iki başlı kartaldır. Kartalın bu iki başından biri insan başı olarak düşünülmektedir. Ayrıca çift başlı kartal Selçuklu Devleti'nin simgesidir.​
 
Üst Alt