Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası Okey Oyna


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

İran Atasözleri

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Yabancı Atasözleri kategorisinde Very_SweeT tarafından oluşturulan İran Atasözleri başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 257 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Yabancı Atasözleri
Konu Başlığı İran Atasözleri
Konbuyu başlatan Very_SweeT
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Very_SweeT

Very_SweeT

Kardelen Çınar
Üye
Katılım
29 Ağu 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
57
Puanları
48
Yaş
32
Konum
İstanbul/izmir
Burç
Akrep
Mesleği
Sağlık Yönetimi/ Yönetici

İtibar:

İran Atasözleri
• Arapça bir dildir, Farsça yemeğin sonunda yenen tatlı, Türkçeyse sanat.
• Aşk klavuz istemez, tek başına yol alır.
• Arının yuvasını yıkan, balın tatlılığıdır.
• Aynadaki görüntünü beğenmiyorsan; aynayı değil kendini değiştir.
• Bilge kişi bilgeliği arar, akılsız kişi onu bulduğunu düşünür.
• Bir şah delirdiği zaman Kafkaslarda savaşa gider.
• Ben ölüyü yıkadım; cennete mi, cehenneme mi gideceğine karışmam.
• Cahiller okumuşların cevaplayamayacağı soruları sorarlar, sersemler akıllıların yedi yılda cevaplandıramayacağı soruları bir günde sorarlar.
• Cahil dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun.
• Çocuğuna meslek öğretmeyen, ona hırsızlığın yolunu açmış olur.
• Dünyadaki bütün ızdıraplar aza kanaat etmemekten ileri gelir.
• Dünyanın bütün karanlıkları bir araya gelse bir mumun ışığını söndüremez.
• Eğerle meğer evlenmişler, keşke isimli bir çocukları olmuş.
• Hırsız kalabalık ve huzursuz bir ortam ister.
• Her tarafa bakan, hiç bir şeyi görmez.
• Hiç kimse gayret etmeden başarıya ulaşamaz.
• Hayatta açlıktan sonra yalnızlık gelir.
• Hiç birşey bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor, öğret ona çocuktur. Pek çok şey biliyor, bildiğini de biliyor, takip et onu, akıllıdır.
• İstanbulu ömründe bir kere gören ya İstanbula gelirken yolda ölür, ya İstanbulda ölür, ya da İstanbul hasretiyle ölür.
• İki kere düşün, bir kere yaz.
• İnci ele geçtikten sonra denize ne gerek var?
• İnsanın kimliği dilinin altında saklıdır.
• İnsan gülünce bu başkalarının hesabınadır, ağlayınca bu kendi hesabınadır.
• İzlemek cehennemden daha yakıcıdır.
• Kılıcın kendisiinsanı çoğunlukla savaşa iter.
• Meyvesini yediğin ağacın dalını kesme.
• Meyve veren ağaca balta vurmazlar.
• Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma.
• On yoksul bir kilime sığar ama bir ülke iki padişaha yetmez.
• Öncekiler ekti, biz yedik; şimdi biz ekiyoruz, gelecektekiler yesin.
• Öğretmenin aşağılamaları babanın övgülerinden daha iyidir.
• Söz bir tasmadır, onu sarfedenin boynuna takılır.
• Sabır acı kökleri, fakat çok tatlı meyveleri olan bir ağaçtır.
• Şans, verimli çalışmaya bağlıdır.
• Yedi derviş bir posta oturur da, iki hükümdar dünyaya sığamaz.
 
Üst Alt