Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası sohbet, sohbet odası


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

Cezâyirli Hasan Paşa (ö. 1790)

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Osmanlı Devlet Adamları kategorisinde Kucuktravma tarafından oluşturulan Cezâyirli Hasan Paşa (ö. 1790) başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 151 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Osmanlı Devlet Adamları
Konu Başlığı Cezâyirli Hasan Paşa (ö. 1790)
Konbuyu başlatan Kucuktravma
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Kucuktravma
Katılım
30 Ağu 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
43
Puanları
28

İtibar:

Osmanlı sadrâzamlarından ve meşhur denizci.

1720 (H. 1133)’de Gelibolu’da doğduğu rivayet edilmiştir.

1790 senesi Mart ayında Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Bir rivayette de küçük yaşta İran sınırında esir alınmış, Tekirdağlı bir tüccar tarafından köle olarak satın alınıp, büyütülmüştür. Daha sonra Cezâyir’e gitmiş ve bir müddet orada kalmıştır. Cezâyirli denilmesinin sebebi budur. Henüz Cezâyir’e gitmeden, 25 yaşlarında yeniçeri ocağına yazılmış ve Belgrad seferinde büyük başarı göstermiştir. Cezâyir yolculuğu sırasında bir gemi ile yaptıkları çarpışmada düşman gemisine atlamış, iki gemi birbirinden ayrılınca düşman gemisinde kalmış ve büyük bir cesaretle tek başına düşman gemisine hâkim olmuştur.

Cezâyir’den dönüşünde, tecrübeli bir denizci olduğundan, bir gemi verilerek, kaptanlar sınıfına alınmıştır.

1770’de mîr-i mîrânlık pâyesiyle kaptan olmuş, hıristiyanlardan Limni adasını alarak Gâzi ünvanını kazanmıştır. Aynı sene içinde vezir olan Hasan Paşa, kapdân-ı deryalığa getirilmiştir. Sırası ile Boğaz muhafızı, Anadolu eyâleti ile Rusçuk seraskeri olmuş ve aynı sene ikinci defa kapdân-ı deryalığa tâyin edilmiştir. 1780’de Mora vilâyeti de ilâve olarak idaresine verilen Hasan Paşa, 1786’da sadâret kaymakamlığına getirilmiş, iki sene sonra da kapdân-ı deryalıktan azledilerek, Özi kalesi seraskerliği yâni başkumandanlığına getirilmiştir.

Hasan Paşa’nın ikinci kapdân-ı deryalığı on beş yıl sürdü. Bu süre içinde pek büyük hizmetlerde bulunan Hasan Paşa, Suriye ve Irak’ta başgösteren Tâhir Ömer isyânını bastırmış, Mora yarımadasındaki isyânkâr Arnavutları yenerek fitne ateşini söndürüp huzur ve sükûnu yeniden sağladı. Daha sonra Hasan Paşa, 1787 Rus-Avusturya harbinde Yılan Adası savaşına katılıp, Rus donanmasını mağlûb etti. Ertesi yıl Kasım ayında İsmâil önünde de Rusları hezimete uğratınca başarısından dolayı 1789 senesinde kendisine vezîriâzamlık (sadrâzamlık) payesi verildi. Hasan Paşa’nın sadrâzamlığı üçbuçuk ay sürdü. 1790 senesi Mart ayında Hakk’ın rahmetine kavuştu ve Şumnu’da yaptırdığı Bektaşî zaviyesi civarında defnolundu.

Hasan Paşa, yürüttüğü devlet hizmetleri yanında birçok hayır eserleri de bıraktı. İstanbul tersanesinde kalyoncular için bir kışla yaptıran Hasan Paşa, Midilli’ye dört saat mesafedeki bir yerden şehre su getirterek çeşmeler yaptırdı. Bakla’da yine çeşme, Vize’de câmi ve hamam ve üç çeşme, Midilli adası ortasında Paşa Köşkü ve büyük mermer havuz; Limni, Sakız, İstanköy adalarında çeşmeler yaptırmıştır. Şecaat ve kahramanlığı had safhada idi. İmânı sağlam, idareciliği fevkalâdeydi. Kendisine alıştırdığı bir aslanı yanından ayırmazdı.
 
Üst Alt