Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası sohbet, sohbet odası


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

Bilim Nedir ?

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Bilim kategorisinde ednanbey tarafından oluşturulan Bilim Nedir ? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 132 kez görüntülenmiş, 1 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Bilim
Konu Başlığı Bilim Nedir ?
Konbuyu başlatan ednanbey
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Gece Kuşu

ednanbey

Üye
Katılım
21 Ağu 2020
Mesajlar
16
Tepkime puanı
3
Puanları
3

İtibar:

Bilim, neden, merak ve amaç besleyen fiziki evrenin deney, gözlem, düşünce aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik disiplinler bütünü. Bilimin diğer tüm disiplinlerden en farklı karakteristiği, savunmalarını somut kanıtlarla sunmasıdır. Ve bu da bilimi en güvenilir bir disiplin olarak günümüze kadar birçok alt dala bölmüş, insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına, bilinmeyen olguları bulmamıza ve yeni şeyler öğrenmemize önayak olmuştur. Tüm bilim dalları evrenin bir bölümünü kendine konu olarak seçer, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışır. Einstein bilimi, her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabası, Bertrand Russell ise gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabası olarak tanımlar.

Yüzyıllardır insanlığın yeryüzündeki yaşama ortamına duyduğu merak, yaşam standartlarını yükseltecek bir etkinliğe bürünmeye başladı. Olağan gibi görünen olayları anlama çabası, aslında dünyanın gizemlerle dolu bir yer olduğunu ve bunları çözümlemek gerektiği gerçeğini doğurmuştur. Geleneksel bilim sadece anlamaya ve çözmeye gereksinim hissetse de, ileri safhalara bölünen bilim türleri sadece çözmeyi değil çözümden öte ilerlemeyi de kapsar. Geçmişe bakıldığında en önemli sayılan bilim dallarından bazıları matematik, geometri, gök bilimi ve tıptır. Çok çeşitli matematiksel çözümleme sistemlerinin geliştirildiği ilk zamanlardan bu yana hâlâ yeni formüller, sistemler, kuramlar geliştirilmektedir ki bu da bilimin sürekliliğine bir örnektir.

Bilim deneye çok önem verir ve bilimsel yöntem deneye dayanır. Bu evre, işlenen konuyu daha inandırıcı kılmanın yanında belirli bir çerçeveye oturtur. Bir varayım (hipotez), muhtelif sınamalar sonucunda doğrulanırsa kuram (teori) statüsünü alabilir ve temel taş niteliğine bürünebilir. Bilimin sonsuz bir süreç içinde değişimi yadsınamaz bir durumdur. Zaman içinde alt dallara bölünen bilim sayısal ve sosyal alanlarda ayrı konulara bürünmüş; fakat nitelik açısından aynı amaca hizmet etmeyi sürdürmüştür.
 

Gece Kuşu

Emektar Üye
Katılım
23 Eyl 2020
Mesajlar
1,688
Tepkime puanı
49
Puanları
48

İtibar:

Tarih boyunca insanlar yaşadıkları olayları açıklamaya çalışmıştır. Bu açıklamalar zamanla ayrışmış ve çeşitli bilgi kümeleri haline gelmiştir. Bugün yaşadığımız olayları açıklamak için kullanılabilecek en mantıklı sistemin bilim olduğunu düşünüyoruz (düşünmeyenler de var!). Bilim çeşitli kuralları olan bilgi sistemidir. Bilgi sistemleri bilgi üretmeye yarar. Peki bilim nasıl bilgi üretir ve bilimin amacı nedir?

Öncelikle bilimin amacı yalnızca bilmektir. İnsanlığı kurtarmak, doğayı korumak, icatlar çıkarmak gibi amaçları yoktur veya geri plandadır. Bilim bilinebileceğini düşündüğü her şeyi (neyin bilenebileceğine yine bilim sisteminin kuralları dahilinde karar verilir) en doğru şekilde bilmek için kullanılan yöntemdir. (Bu iddiayı bir çok insan kabul eder herhalde) Bilim, doğru bilgi üretme tekeli midir? Kendi içinde dogma olmadığını iddia etse de, sizi belli şartlarda bilgi üretmeye ittiğinden aslında dogma mıdır? gibi sorular bilimin değil bilim felsefesinin sorularıdır. Burada onlara değinmeyeceğiz.

Bilimde önce gözlem yapılmalıdır. Bir gözlem yapılır ve bir doğa kanununu bulursunuz. Doğa kanunları (veya yasaları): Her gözlemimizde gerçekleşen ve belli bir sınırlar içerisinde aksi mümkün olmayan temel olaylara denir. Örneğin; dünya çerçevesinden bakarsak, kütlesi olan iki cismin birbirlerine yaklaşmaya çalışması veya öteki türdeşlerinden yalıtılmış popülasyonların nesiller boyunca değişeceği olguları birer doğa kanunlarıdır. Bu doğa kanunları etrafımıza bakınca herkesin gördüğü gerçeklerdir.

Doğa kanunlarını gözleyen insanlar, bunların sebepleri, koşulları gibi bir takım açıklamalar getirirler. Bu açıklamalara Hipotez denir. Örneğin; kütlesi olan cisimlerin birbirlerini çekmesi bir doğa kanunudur (kütle çekim kanunu). Hipotezlerde, kütlesi olan cisimler neden birbirini çekiyor? Hangi şartlar altında bu olay gerçekleşiyor? gibi sorulara cevap verilmeye çalışılır. Tarihte bu sorulara ilk defa tutarlı cevabı veren Newton’dur. Newton ortaya attığı hipotezle kütle çekim kanununu bazı özelliklerini açıklamaya çalışmıştır. Aynı şekilde canlıların evrilişinin (Evrim bir kanundur) sebeplerini de tarih boyunca bir çok insan açıklamaya çalışmıştır.

Üretilen bir bilgi kümesinin bilimsel olması için test edilebilir olması gerekmektedir. Newtonun ortaya attığı hipotez test edilebilir ve doğru olup olmadığı gösterilebilirdi. Newton’un hipotezi 19. yy. ın sonlarına kadar defalarca test edilecek ve hepsinden sağ çıkıcak. Bu kadar çok sınamadan sağ çıkan hipotezlere veya hipotezler bütününe Teori denir. Bilimsel terminolojideki teori günlük kullanımdakinden farklıdır. Halk arasında yanlış bilinen bir şey de teorilerin kanıtlanıp kanun olacağını düşünmektir. Teoriler zaten kanıtlanmış bilgi kümesidir. Kanıtlanmış bir şeyi bir daha kanıtlamak ne demektir? Zaten teoriler kanunların detaylı açıklamalarıdır. İkisi birbirinden farklı şeylerdir. Newton cisimlerin yaklaşmasını Kütle Çekiminin Teorisi ile Darwin ise canlıların evrilişini Evrimin Teorisi ile ilk defa sınanabilir ve sınama sonucunda sınıfta kalmayan bir şekilde açıklamıştır. Bu sebeple bugün bu iki bilim insanın ismini ezberliyoruz.

Son olarak günümüzde bilimde ki en önemli şey olan “yanlışlanabilirlik” ilkesinden bahsedelim. Bugün bir hipotezin yalnızca sınanabilir olması değil aynı zamanda yanlışlanabilir olması gerekmektedir. Deneyler hipotezi doğrulamak için değil, yanlışlamak için yapılmalıdır. Bir hipotezin kesin doğru olduğunu ancak sonsuz sayıda deneme ile bulabilirsiniz fakat yanlış olduğunu tek deneme ile keşfedebilirsiniz. Bu sebeple olayları açıklayan bilgiler elenerek ilerleme sağlanır. Ancak belli bir çerçevede tüm olasılıkları test etme ihtimaline sahip olabiliriz ve tüm şartlarda aynı sonucu alıyor olabiliriz.
 
Üst Alt