Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası Okey Oyna


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

Barbara McClintock – Amerikalı Genetikçi (1902-1992)

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Bilim Adamları kategorisinde Very_SweeT tarafından oluşturulan Barbara McClintock – Amerikalı Genetikçi (1902-1992) başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 95 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Bilim Adamları
Konu Başlığı Barbara McClintock – Amerikalı Genetikçi (1902-1992)
Konbuyu başlatan Very_SweeT
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Very_SweeT

Very_SweeT

Kardelen Çınar
Üye
Katılım
29 Ağu 2020
Mesajlar
5
Tepkime puanı
57
Puanları
48
Yaş
32
Konum
İstanbul/izmir
Burç
Akrep
Mesleği
Sağlık Yönetimi/ Yönetici

İtibar:

Barbara McClintock – Amerikalı Genetikçi (1902-1992)



Kadın bilim insanı : Barbara McClintock
İnsan genomunu haritalandırdığımız ve yaşamın yapı taşlarını düzenlemek için CRISPR gibi araçlar geliştirdiğimiz bir çağda yaşıyoruz, ancak bunların tamamı Barbara McClintock tarafından genetiğe olan özveri ve yaşam boyu çalışma sayesinde mümkün oldu.
Tüm kariyerini mısır analizi yaparak geçirdi ve 1930 ’larda bireysel kromozomların tanımlanmasına, incelemesine ve analizine izin veren bir boyama tekniği geliştirdi. Mısır alışılmadık bir çalışma seçimi gibi görünebilir, ancak bir genetikçi için, her bitki kendi genetik yapısına sahip, farklı renkte çekirdekler oluşturabildiğinden, bunlar altın değerinde bilgilerdir.
Araştırmasıyla, genomlar arasında hareket eden DNA dizisi olan -sıçrayan genlerin- varlığını kanıtlayabildi. Çalışmaları hemen fark edilmedi ve o zamanlar sıçrayan genler, bilim çevrelerinin çoğu tarafından hurda DNA olarak kabul edildi. Ancak McClintock baskı yaptı ve aslında hücrelerdeki genlerden hangisinin aralarındaki farkları yaratmada hayati öneme sahip olduğunu belirleyebileceklerini söyledi. Hücre türleri olmasaydı, sadece bir amorf madde damlası olurduk.
1983 yılına kadar, Nobel Fizyoloji ya da Tıpta Nobel Ödülü ‘ne layık görülmediğinde, bilim dünyası, sadece bu sıçrayan genlerin ne kadar önemli olduğunu değil. Aynı zamanda insan genomunun yüzde 40’ı kadarını oluşturduklarını da kabul etti. McClintock ayrıca, genlerin dış etkenlere yanıt olarak aktivitelerini değiştirdiği epigenetik fikrini resmi olarak üzerine çalışılmadan 40 yıl önce öneren ilk kişiydi.
 
Üst Alt