Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası Okey Oyna


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

Aşk hiç biter mi ? Pandemi romantik ilişkileri nasıl etkiliyor ?

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kadın - Erkek İlişkileri kategorisinde Didem tarafından oluşturulan Aşk hiç biter mi ? Pandemi romantik ilişkileri nasıl etkiliyor ? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 66 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kadın - Erkek İlişkileri
Konu Başlığı Aşk hiç biter mi ? Pandemi romantik ilişkileri nasıl etkiliyor ?
Konbuyu başlatan Didem
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Didem

Didem

Üye
Katılım
13 Ara 2020
Mesajlar
78
Tepkime puanı
22
Puanları
8

İtibar:

Salgın koşulları flörtlerin azalmasına yol açtı, yeni biriyle tanışmak hiç olmadığı kadar zor. Tanıştınız diyelim, nasıl bir araya geleceksiniz? Geldiniz diyelim, sosyal mesafe ve maske kurallarına uygun olarak nasıl yakınlaşacaksınız? Arkadaşlık uygulamalarını deneyenlerin sayısı arttı ama pek çoklarına göre bu yöntem bakışmanın, el ele tutuşmanın yerini tutmuyor. Peki gerçekten aşk biter mi? Ya da nasıl bir forma dönüşür?
WAW.jpg


Artık partiler yok, barda dans ederken bakıştığın çocukla yakınlaşma ihtimali rafa kalktı. Ortak ilgi alanına göre buluştuğun gruplar şimdilerde pek bir araya gelemiyor zaten. En önemlisi de çoğumuz işyerine gitmiyoruz. Hal böyleyken flört edecek ortam bulunamıyor. Bazı aşklar bırakın filizlenmeyi doğma fırsatı dahi yakalayamıyor. Peki bütün bu kısıtlamalar aşk hayatımızın sonunu mu getirecek?

“Sizce bir gün aşk biter mi” diye klinik psikolog Tuğçe Isıyel’e sorduk. Cevabı hiç düşünmeden veriyor, “Aşk, ne olursa olsun aşk bence. Duygular dijitalleşmiyor. Sadece ötekiyle karşılaşma, duyguları iletme biçimimiz değişiyor” deyip devam ediyor: “Sanal gerçeklik aslında gerçekliğin ta kendisi oldu. Yine de dokunma ihtiyacı gibi bazı şeylerin değişmeyeceğine inanıyorum. Pandemi bu konuda bizi epey zorluyor, sarılmaya çekiniyoruz. Oysa oksitosin hormonu sarılma anında salgılanıyor. Bu eksik olduğunda ilişkilerdeki güvenli bağlanmanın da bir ayağı ne yazık ki eksik kalıyor.”


İlişkilerde ‘sindirim’ sorunları
Malum, artık bakışmaların değil, yazışmaların çağındayız. Isıyel tüm gün süren yazışmalar yüzünden çiftlerin bir an dahi uzaklaşamadıklarını belirtiyor: “Tanışır tanışmaz başlayan sosyal medya iletişimi ve telefonda yapılan yoğun yazışmalarla normalde altı ayda gelinecek noktaya bir ayda varabiliyoruz. Bu sürekli temas hali, paylaşılan fotoğraf ve videolar nedeniyle insanlar ‘birlikte vakit geçirilmiş’ yanılsaması yaşayabiliyor. Karşı taraftan geç gelen ya da gelmeyen bir mesaj, sosyal medyada etkileşimin azlığı kişileri kaygılandırabiliyor. Bu boşluksuz yazışma yoğunluğu ilişkilerde sindirim sorunlarının baş göstermesine neden oluyor bence.”

Aşkların dijitalleşmesinin en önemli handikabının tüketim odaklı ilişkilere zemin hazırlaması olduğunu belirtiyor Isıyel: “Bu yoğun temas hali nedeniyle çiftler tadını çıkaramadan her şeyi bir anda tüketiyor. Ama birini arzulayabilmek en çok ‘eksiklik’ duygusuyla ilintilidir. Çoğu kişi karşısındakinin her şeyi olmayı istiyor ama aslında ilişkinin en önemli yakıtını yani arzuyu tüketiyor. Eksikleri sürekli tamamlamamak, bazı boşlukları da doldurmamak güzeldir. Sanal aşklar arzunun çok kısa sürede sönümlenme riskini barındırıyor. Esas tehlikenin başladığı yer burasıymış gibi geliyor bana.”


Onarma ve yaratma gücümüz yüksek

Son olarak “Birbirimizle hiç görüşemediğimiz bir dünyada âşık olmaya devam eder miyiz” diye soruyoruz Isıyel’e. “Tabii bunu yaşayıp görmek lazım. Ama her kriz kendi çözüm yöntemiyle birlikte geliyor. İnsanın onarma ve yaratma gücü çok yüksek, bunun için de çözümler yaratacaktır. Aşk bitse de bitmese de kişinin kendiyle ilişkisini sağlam tutması gerekiyor. Çünkü kendimizle ilişkimiz sağlam oldukça ötekiyle de sağlam oluyor” diye cevaplıyor.


İNSANIN TEMASA İHTİYACI VAR
Beril S. (31 yaşında, psikolojik danışman)


Bu dönemde endişelendiğim için ilişkinin buluşma kısmına kolay geçemiyorum. Yazışmak daha güvenli geliyor. Arkadaşlık sitelerini de pandemi sürecinde kullanmaya başladım. İki kişiyle de yüz yüze görüştüm. Aslında virüsten korunmak için toplu taşıma bile kullanmamaya çalışıyorum. Buna rağmen arkadaşlık uygulamalarından tanıştığım kişilerle buluşmak çelişki tabii. Ama hayat zaten bunlarla dolu değil mi! Sosyal bir varlık olan insanın temasa, ötekine ve sosyalleşmeye olan ihtiyacı hiç bitmeyecek ve bence, bu uygulamaların hayatımızdaki yeri çok daha yoğun olacak.



CAMDAN CAMA SOHBETLE BAŞLADI
Hatice T. (48 yaşında, emekli)


Eşimi dört sene önce kaybettim. Sonra flört ettiğim birkaç kişi oldu ancak sağlık sorunlarım olduğu için pandemi döneminde herhangi biriyle flört etmeyi düşünmedim. Evimin arka balkonu bir avluya bakıyor. Balkonda otururken karşı apartmandan bir beyefendiyi görüyordum. Bir gün bana seslenip bir şey sordu. Sohbet başladı. Bir hafta kadar sohbet ettik, camdan cama... Bir akşam “Böyle zor oluyor, bana kahveye gelir misiniz” dedi. Yalnız yaşadığını ve en az 15 gündür kimseyle görüşmediğini bildiğim için endişe duymadan gittim. Derken flört etmeye başladık ve sevgili olduk, hâlâ da birlikteyiz.



DAHA AZ SEÇİCİ OLACAĞIZ
Edip Y. (33 yaşında, bilgisayar mühendisi)


Pandemiyle beraber arkadaşlık uygulamalarını ilk defa kullandım. Ne daha önce ne de pandemi zamanı biriyle buluşma fırsatım olmadı. Ancak sanırım buluşsaydım da önlem almazdım. Bence pandemi uzak gelecekte ilişkileri etkilemeyecek. Yakın gelecekteyse insanlar yalnızlaşacak ve bu yalnızlığın yükünden dolayı ilişkilerde daha az seçici olacaklar.




 
Üst Alt